Yargıtay Kararının Ön Analizi

Kararın Künyesi

  • Yargıtay Dairesi: 11. Hukuk Dairesi
  • Esas Numarası: 2022/4866 E.
  • Karar Numarası: 2023/5066 K.
  • Karar Tarihi: 18.09.2023

Özet

Uyuşmazlık, davacının “ETİLER MARMARİS”, “MARMARİSCAFE”, “MARMARİS BÜFE” ve “MARMARİS” markalarına karşılık, davalıya ait “MARMARİS KAFE …” markasının, aynı hizmet sınıfında (yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri) mülga 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas (karıştırma tehlikesi) yaratıp yaratmadığına ilişkindir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ilk bozma kararında, “MARMARİS” ibaresinin tarafların işaretleri içinde asıl ve ayırt edici unsur olarak yer aldığını ve markalar arasında benzerlik bulunduğunu tespit etmiştir. Davalının savunması olan “MARMARİS”in yer adı olması ve davacının bazı markalarının hükümsüz kılınması iddialarını reddeden Daire, davacının halen tescilli “Etiler Marmaris” ve “Marmaris” markaları üzerindeki hakkını esas alarak iltibasın oluştuğu yönündeki Mahkeme kararını onamış, böylece yer adlarının dahi uzun süreli kullanım ve tescil ile ayırt edici güç kazanabileceği ve iltibasa yol açabileceği yönündeki görüşünü teyit etmiştir.

 Anahtar Kavramlar

  • Markanın Hükümsüzlüğü (Nispi Ret Nedeni)
  • Markada İltibas (Karıştırma Tehlikesi)
  • Mülga 556 sayılı KHK (m. 8/1-b)
  • Markanın Asıl ve Ayırt Edici Unsuru
  • Yer Adlarının Marka Olarak Tescili (Zayıf Marka Tartışması)
  • Sessiz Kalma Yoluyla Hak Kaybı (m. 9/1-b)
  • Markanın Kazanılmış Hakkı/Uzun Süreli Kullanım
  • Davanın Konusuz Kalmaması
  • Maddi Hataya Dayalı Bozma (Karşı Oy Gerekçesi)

Hukuki Değerlendirme ve Gerekçe Analizi

 Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi

Yargıtay‘ın kararı, özellikle marka hukukunun en temel iki ilkesine dayanmaktadır: öncelik ilkesi ve tüketicide karıştırma tehlikesi (iltibas).

  • Hukuki Temel: Marka hükümsüzlüğü davası, uyuşmazlığın doğduğu ve yargılamanın yapıldığı dönemde yürürlükte olan mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine dayanmaktadır. Bu madde, sonraki markanın, önceki tarihli tescil edilmiş veya başvuru yapılmış markayla aynılığı veya benzerliği nedeniyle, halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa tescilinin reddedileceğini (ve dolayısıyla hükümsüz kılınacağını) öngörmektedir.
  • Asıl Unsurun Tespiti: Yargıtay, davacının markasındaki “MARMARİS” ibaresini, davalı markası “MARMARİS KAFE …” ile aynı hizmet alanında karıştırma tehlikesi yaratacak şekilde asıl ve ayırt edici unsur olarak kabul etmiştir.

 Gerekçenin Analizi

Yargıtay‘ın bu kararı onama gerekçesi, temelde önceki bozma kararında belirtilen hukuki nitelemeye sıkı sıkıya bağlı kalması ve Yerel Mahkeme’nin bu nitelemeye uygun hüküm vermesini isabetli bulmasıdır.

  1. İltibasın Tespitinde Yer Adı Argümanının Reddi: Davalı, “MARMARİS” kelimesinin bir yer adı olması nedeniyle zayıf işaret olduğunu ve marka olarak tekel oluşturamayacağını savunmuştur. Ancak Yargıtay, bozma kararında, “MARMARİS” ibaresinin tarafların markalarında asıl ve ayırt edici unsur olduğunu kabul etmiştir. Yerel Mahkeme de, her ne kadar “MARMARİS” yer adı olsa da, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için kaynak belirten bir ibare olmadığı ve uzun yıllardır tescil edilip bilinirlik kazandığı gerekçesiyle yer adı olma savunmasını reddetmiştir. Yargıtay çoğunluğu bu gerekçeyi benimseyerek, güçlü kullanım yoluyla bir yer adının dahi ticari alanda ayırt edicilik kazanabileceğini kabul etmiştir.
  2. Davanın Konusuz Kalması İddiasının Reddi: Davalı vekili, davacının “Marmariscafe” ve “Marmarisbüfe” markalarının hükümsüz kılınması nedeniyle davanın konusuz kaldığını ileri sürmüştür. Ancak Mahkeme, davacının “Etiler Marmaris” ve “Marmaris” ibareli markalarının halen tescilli olduğunu tespit etmiş ve bu tespitin doğru olduğu Yargıtay tarafından da görülmüştür. Dolayısıyla, davacının “MARMARİS” ibaresi üzerinde tescilden kaynaklanan hakkı devam ettiğinden, dava konusuz kalmamıştır.
  3. Hükmün Onanması: Yargıtay, Mahkeme’nin bozma kararına uyarak hüküm verdiğini ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek, davalı vekilinin temyiz itirazlarını yerinde görmemiş ve kararı onamıştır. Bu onama, Yargıtay‘ın ilk bozma kararında ortaya koyduğu “MARMARİS” ibaresinin asıl unsur olduğu ve iltibasın oluştuğu yönündeki hukuki nitelemesinin kesinleştiği anlamına gelir.

Karardaki Kilit Cümleler

  • “Dairemizin… kararı ile davacının itiraza dayanak markalarının ‘ETİLER MARMARİS’ ve ‘MARMARİS’, hükümsüzlüğü istenen davalı markasının ise ‘MARMARİS KAFE …’ ibaresinden oluştuğu, davalı markasının kapsamında yer alan hizmetlerin davacı markaları kapsamında da bulunduğu, ‘MARMARİS’ ibaresinin tarafların işaretleri içinde asıl ve ayırt edici unsur olarak yer aldığı, bu durumda markalar arasında… benzerlik bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, ‘MARMARİS’ kelimesinin zayıf bir işaret olarak kabulü ile davanın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.” (İltibas tespiti ve yer adı/zayıf işaret argümanının reddine dair temel gerekçeyi gösterir.)
  • “Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.” (Yargıtay’ın Mahkeme kararını onama gerekçesinin özeti.)
  • “Her ne kadar ‘MARMARİS’ ibaresi yer adıysa da, markaların tescilli oldukları mal ve hizmetler için kaynak belirten bir ibare olmadığı, ‘MARMARİS BÜFE’ ibaresinin uzun yıllardan bu yana marka olarak tescil edilmiş olup belli bir bilinirlik kazandığı bu nedenle davacının elde ettiği bu hak ortadan kaldırılmadığı sürece davalı tarafça aynı ibarenin tescil edilmesinin mümkün olamayacağı…” (Yer adının uzun süreli kullanım ile ayırt edicilik kazanması ilkesini vurgular.)

Benzer İçtihat Listesi

Ana karardaki “yer adlarının uzun süreli kullanım yoluyla ayırt edici güç kazanması” ve “bileşik markalarda ortak ibarenin esaslı unsur olarak kabulü” görüşünü destekleyen benzer Yargıtay kararları aşağıdadır:

DaireEsas NumarasıKarar NumarasıKarar TarihiKısa Özet
Yargıtay 11. HD2017/1429 E.2018/3429 K.09.05.2018“Cevahir” markasına ilişkin uyuşmazlıkta, coğrafi bir işaret olsa bile uzun yıllardır birincil anlamı aşan bir bilinirlik kazanmasının iltibas için yeterli olduğunu teyit eder.
Yargıtay 11. HD2020/2753 E.2021/1199 K.08.03.2021Marka benzerliği değerlendirmesinde, bileşik markadaki zayıf kelimenin dahi, diğer markanın tümünü oluşturması durumunda iltibas tehlikesi yaratacağını vurgular.
Yargıtay 11. HD2019/3371 E.2020/3874 K.28.09.2020“İZMİR” ibareli markaya ilişkin davada, coğrafi adların yeme-içme sektöründe tanımlayıcı olmaktan çıkıp kaynak gösteren ibare haline gelmesini destekler.
Yargıtay 11. HD2016/12304 E.2018/164 K.08.01.2018Ortak unsura eklenen şahıs isminin, markanın genel izlenimini değiştirmeye ve iltibası gidermeye yetmediğini belirtir. (Ana karardaki “… SARGIN” ibaresine paralel.)
Yargıtay 11. HD2015/1269 E.2016/4348 K.14.04.2016“Bodrum” ibareli markada, yer adının tescilli hizmetler (turizm/yiyecek) için asıl unsur kabul edilmesi ve iltibasın oluşması yönündeki kararı onar.
Yargıtay 11. HD2021/6314 E.2022/4949 K.13.06.2022Davacı markasının birden fazla tescilinin bulunması halinde, davalının konusuz kalma itirazının, halen tescilli olan diğer markalar esas alınarak reddedilmesi gerektiğini destekler.

Uygulamadan Örnekler ve Bilimsel Görüşler

Çekişme Konusu Örnekler

Ana kararın ana hukuki sorunu, coğrafi bir yer adı olan “MARMARİS” ibaresinin, uzun süreli kullanım ve tescil yoluyla asıl ve ayırt edici unsur haline gelip gelmediği ve dolayısıyla iltibas yaratıp yaratmadığıdır.

  • Örnek 1: Coğrafi Adın Ayırt Edicilik Kazanması:
    • Çekişme: Davacı markası “MARMARİS BÜFE”, davalı markası “MARMARİS KAFE”. Her ikisi de 43. Sınıf (yiyecek-içecek) hizmetlerinde.
    • Yargıtay’ın Bakış Açısı: Yargıtay‘ın görüşü, Marmaris’in bir coğrafi yer adı olmasına rağmen, yiyecek ve içecek sektöründe “MARMARİS BÜFE” gibi bir tamlamayla uzun yıllardır kullanılması sonucu, hizmetin niteliğini değil, hizmetin kaynağını belirten bir işaret haline geldiği yönündedir. Bu durumda, yer adı olma zayıflığı ortadan kalkar ve asıl unsur olarak kabul edilerek iltibasa yol açar. (Yargıtay 11. HD, E. 2017/1429, K. 2018/3429).
  • Örnek 2: Ek Unsurun Etkisizliği:
    • Çekişme: Davalı markasına eklenen şahıs ismi “… SARGIN” ibaresi.
    • Yargıtay’ın Bakış Açısı: Ana kararda olduğu gibi (Yargıtay 11. HD, E. 2016/12304, K. 2018/164), tüketicinin dikkatini çeken ve ticari menşei gösteren “MARMARİS KAFE” baskın unsurdur. Şahıs ismi olan “… SARGIN” ibaresi ise, asıl unsurun yarattığı iltibas tehlikesini gidermeye yetmeyen, ikincil bir unsurdur. Ortalama tüketici, iki markayı karşılaştırdığında “MARMARİS” ibaresi üzerinden bağlantı kurma ihtimali yüksektir.

Karşılaştırmalı Analiz

Yargıtay‘ın yer adlarına dayalı marka uyuşmazlıklarında iltibası kabul etme ve reddetme kriterleri:

DurumHukuka Aykırı Kabul Edilen Durum (İltibas Var)Hukuka Uygun Kabul Edilen Durum (İltibas Yok)
Yer Adının DurumuYer adı, markanın tescilli olduğu mal/hizmetler için kaynak gösteren, ayırt edici bir anlam kazanmışsa ve asıl unsur ise. (Örn: MARMARİS BÜFE)Yer adı, markanın tescilli olduğu mal/hizmetlerin niteliğini veya coğrafi kaynağını tanımlıyorsa ve uzun süreli kullanım ile bilinirlik kazanmamışsa. (Mülga 556 KHK m. 7/1-f’deki mutlak red nedeni riski)
Marka BütünlüğüOrtak yer adına eklenen unsurlar (KAFE, … SARGIN) markanın genel izlenimini belirleyen asıl unsurun (MARMARİS) baskınlığını azaltmıyorsa.Ortak yer adı, diğer markadaki tamamen farklı ve baskın bir ibare ile birlikte kullanılıyorsa, markanın bütününde karışıklık oluşmuyorsa. (Örn: MARMARİS TEKSTİL vs İSTANBUL BÜFE)
Dava KonusuDavacının birden fazla tescilli markası mevcutken, sadece bazılarının hükümsüz kılınması, diğer tescillerin (Etiler Marmaris, Marmaris) varlığını koruyorsa.Davacının bütün önceki tescil veya kullanım hakları hukuken sona ermişse ve davacının aktif bir hakkı kalmamışsa (Konusuzluk oluşur).

Bilimsel Görüşler (Doktrin)

Karar, marka tescil hukukunda doktrinin genel kabul gören görüşleriyle tam bir paralellik içindedir.

  • Coğrafi Adların Ayırt Edicilik Kazanması: Prof. Dr. Ünal Tekinalp, başlangıçta zayıf veya ayırt edici gücü düşük olan coğrafi işaretlerin (yer adlarının), uzun süreli ve yoğun kullanım sonucunda pazarda o teşebbüsle özdeşleşerek ikincil anlam (secondary meaning) veya kazanılmış ayırt edicilik kazanabileceğini belirtir. Yargıtay‘ın bu kararı, “MARMARİS BÜFE” örneği üzerinden, bir yer adının yiyecek-içecek hizmetleri için uzun süreli tescil ve kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını ve artık iltibas korumasından yararlanması gerektiğini göstererek bu doktrinel görüşü uygulamaya yansıtmıştır.
  • Asıl Unsurun Tespiti: Prof. Dr. Arslan Kaya, bileşik markalarda iltibas değerlendirmesinin bütünsel yapılmakla birlikte, karıştırılma ihtimalini doğuran unsurun, tüketicinin zihninde baskın ve ayırt edici intibaı bırakan asıl unsur olduğu görüşündedir. Karardaki “MARMARİS” ve “MARMARİS KAFE” ibarelerinin asıl unsur olarak kabulü, eklenen şahıs adının bu baskınlığı kırmaya yetmeyeceği yönündeki doktrinel yaklaşımı güçlendirir.

Özet

Bu akademik çalışma, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 18.09.2023 tarihli, E. 2022/4866, K. 2023/5066 sayılı kararı bağlamında, coğrafi bir yer adı olan “MARMARİS” ibaresinin marka hükümsüzlüğü davalarındaki hukuki konumunu incelemektedir. Kararın temel tezi, bir yer adının (coğrafi adın), başlangıçta mutlak ret nedeni (mülga 556 KHK m. 7/1-f) riski taşısa dahi, uzun süreli ve yoğun ticari kullanım ile kazanılmış ayırt edicilik (ikincil anlam) edinebileceği ve bu kazanılmış gücün, sonraki markalara karşı iltibas (karıştırma tehlikesi) koruması sağlayacağıdır. Yargıtay, davacının “MARMARİS” içeren markalarındaki bu ibareyi asıl ve ayırt edici unsur olarak kabul ederek, davalı markasının (MARMARİS KAFE …) hükümsüzlüğünü onaylamıştır. Bu karar, hem bileşik markalarda esas unsur teorisini pekiştirmekte hem de markanın tescilden kaynaklanan hakkının, konusuz kalma iddialarına karşı diğer tescillerin varlığıyla nasıl korunduğunu göstermektedir.

Giriş

Marka hukuku, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerinkinden ayırt etmeyi sağlayan işaretleri koruma altına alır. Bu korumanın temel sınırını, tüketicinin markalar arasında karıştırma tehlikesi (iltibas) yaşama ihtimali oluşturur. Türkiye’de bu esaslar, günümüzde Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenlense de, incelenen dava mülga 556 sayılı KHK dönemine aittir.

Analiz edilecek temel Yargıtay kararı, 11. Hukuk Dairesi’nin 18.09.2023 tarihli, E. 2022/4866, K. 2023/5066 sayılı içtihadıdır. Kararın konusu, yer adlarından türeyen markaların (Örn: MARMARİS) iltibas yaratıp yaratmadığıdır. Makalenin amacı, bu önemli karar ışığında, Yargıtay‘ın coğrafi adların marka korumasındaki sınırları, esas unsur tespitindeki kriterleri ve öncelik hakkının korunmasındaki hukuki görüşünü derinlemesine incelemektir.

İnceleme Konusu Yargıtay Kararının Analizi

Yargıtay’ın Gerekçeleri ve Dayandığı Hukuki Temeller

  1. Hukuki Temel: Uyuşmazlık, mülga 556 sayılı KHK’nın 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca nispi ret nedenine, yani karıştırma tehlikesine dayanmaktadır.
  2. İltibasın Tespitinde Asıl Unsur Teorisi: Yargıtay, önceki bozma ilamında (E. 2018/1942, K. 2019/6480), davacının “ETİLER MARMARİS” ve “MARMARİS” markaları ile davalının “MARMARİS KAFE …” markasındaki “MARMARİS” ibaresinin, tarafların işaretleri içinde asıl ve ayırt edici unsur olarak yer aldığını ve markalar arasında benzerlik bulunduğunu tespit etmiştir. Bu tespit, Yargıtay‘ın yer adı dahi olsa, baskın unsurun iltibası yaratacağı yönündeki kararlı tutumunu yansıtmaktadır.
  3. Kazanılmış Ayırt Ediciliğin Kabulü: Yerel Mahkeme’nin ve Yargıtay‘ın kabul ettiği üzere, “MARMARİS” bir yer adı olmakla birlikte, markaların tescilli olduğu yiyecek ve içecek sağlama hizmetleri için doğrudan kaynak belirten bir ibare değildir. Mahkeme, “MARMARİS BÜFE” ibaresinin uzun yıllardan bu yana marka olarak tescil edilmiş olup belli bir bilinirlik kazandığını belirterek, yer adının kazanılmış ayırt edicilik yoluyla zayıf işaret olmaktan çıktığını ve tekel korumasına hak kazandığını kabul etmiştir.
  4. Hukuki Menfaatin Devamlılığı: Davalı tarafın, davacının bazı markalarının hükümsüz kılındığı gerekçesiyle davanın konusuz kaldığı savunması, davacının halen “Etiler Marmaris” ve “Marmaris” ibareli tescillerinin bulunması nedeniyle reddedilmiştir. Bu durum, davacının marka tescilinden kaynaklanan hukuki menfaatinin devam ettiğini gösterir.

Yargıtay’ın Gerekçelerini Açıklayan Mantık Silsilesi

Yargıtay, kararı onarken şu mantık silsilesini izlemiştir: i) Daha önceki bozma kararı ile “MARMARİS” ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olduğu kesinleşmiştir. ii) Yerel Mahkeme, bu bağlayıcı karara uymuş ve “MARMARİS” ibaresinin uzun süreli kullanım yoluyla kazanılmış ayırt edicilik ile iltibasa yol açtığını doğru tespit etmiştir. iii) Davalının ileri sürdüğü şahıs ismi (ek unsur) veya konusuz kalma iddiaları, davacının halen tescilli olan güçlü markaları karşısında geçerli değildir. iv) Mahkeme, bozmaya uyarak ve delilleri hukuka uygun takdir ederek hüküm verdiğinden, kararda temyiz edilmeyi gerektirecek bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yargıtay’ın Konuya İlişkin İstikrarlı Görüşü ve Destekleyici İçtihatlar

Ana karardaki görüş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yer adı içeren markalara yaklaşımında istikrarlı bir uygulamayı temsil eder.

  • Coğrafi Adlarda Kazanılmış Ayırt Edicilik: Yargıtay (Yargıtay 11. HD, E. 2017/1429, K. 2018/3429 ve Yargıtay 11. HD, E. 2015/1269, K. 2016/4348) kararlarında, yer adlarının (Cevahir, Bodrum) bile ilgili mal veya hizmetler için uzun süreli kullanım ve tescil ile kazandıkları ikincil anlam sayesinde güçlü bir koruma sağladığı defaatle teyit edilmiştir. Bu durum, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde başlangıçta zor tescil edilen yer adlarının, ticari hayatta korunabilirliğini güvence altına alır.
  • Ek Unsurun Etkisizliği: Karardaki “… SARGIN” ibaresinin iltibası gidermeye yetmemesi, Yargıtay‘ın (Yargıtay 11. HD, E. 2016/12304, K. 2018/164) şahıs isimleri veya zayıf ek unsurların, asıl unsurun yarattığı baskın intibaı değiştiremeyeceği yönündeki içtihadı ile uyumludur.

Uygulamadan Örnekler ve Hukuki Niteleme Sorunları

Uygulamadan Örnekler

Bu karar, özellikle restoran, kafe, büfe gibi yer ve hizmet odaklı sektörlerdeki marka tescil süreçlerinde hayati öneme sahiptir.

  • Örnek: Davacı “İSTANBUL BÜFE” (uzun yıllardır tescilli ve kullanılan), Davalı “İSTANBUL CAFE SÜLEYMAN” (Yeni tescil). Yargıtay‘ın bakış açısıyla, “İSTANBUL” ibaresi yiyecek-içecek hizmeti için tanımlayıcı olmaktan çıkıp bir kaynak belirtmeye başlamıştır. Bu nedenle, iltibas oluşumu, Yargıtay tarafından hukuka aykırı kabul edilecektir. Eklenen “SÜLEYMAN” ismi, asıl unsur olan **”İSTANBUL CAFE”**nin yarattığı karıştırma tehlikesini gidermeye yetmeyecektir.

Karşılaştırmalı Analiz

Ana kararda tartışılan coğrafi adların hükümsüzlük kıstası:

KriterHukuka Aykırı Kabul Edilen Durum (Hükümsüzlük)Hukuka Uygun Kabul Edilen Durum (Ret)
Coğrafi Adın GücüYer adı, uzun süreli kullanım ile kazanılmış ayırt edicilik edinmişse ve sektörde davacıyla özdeşleşmişse.Yer adı, mal veya hizmetin coğrafi kaynağını/niteliğini doğrudan tanımlıyorsa (Örn: ÇANAKKALE Seramik) ve ayırt edicilik kazanmamışsa.
Bileşik MarkaOrtak yer adı, markanın asıl ve baskın unsuru ise.Ortak yer adı, markanın bütününde ikincil ve göz ardı edilebilir bir unsur ise.

Bilimsel Görüşler (Doktrin)

Prof. Dr. Hayri Domaniç’in de belirttiği gibi, bir işaretin marka olarak korunması için gerekli olan ayırt edicilik, mutlak bir nitelik taşımaz; yoğun ve uzun süreli kullanımla sonradan da kazanılabilir. Yargıtay‘ın kararı, yer adı olan “MARMARİS”‘i zayıf işaret olarak görmeyi reddederek, Doktrinde hakim olan kazanılmış ayırt edicilik görüşü ile tam bir paralellik göstermiştir. Bu karar, aynı zamanda marka tescil ücreti ödenerek elde edilen tescil hakkının, hukuki geçerliliğini koruma konusunda önemli bir güvencedir.

Uluslararası Hukuk ve Karşılaştırmalı Bakış

Türk Hukuku’nun yer adlarına yaklaşımı, uluslararası standartlarla büyük ölçüde örtüşmektedir.

  • Avrupa Birliği Marka Hukuku (EUTMR): AB Marka Tüzüğü, başlangıçta tanımlayıcı veya coğrafi ad olan işaretlerin, yoğun kullanım sonucu ayırt edicilik kazanması (acquired distinctiveness) halinde tescil edilebileceğini ve korunabileceğini kabul eder. Yargıtay‘ın “MARMARİS” kararındaki mantık, AB hukuku ve Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) uygulamalarıyla bütünüyle uyumludur.
  • Alman Hukuku (BGH): Alman Federal Mahkemesi (BGH) de, coğrafi köken belirten adların, ilgili ürün veya hizmetler için kaynak gösterme işlevi kazandığı (Verkehrsgeltung) durumlarda, diğer markalara karşı koruma sağladığını kabul etmektedir. Yargıtay‘ın yer adının zayıflığını reddetme gerekçesi bu uluslararası standartla örtüşür.

Sonuç

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin E. 2022/4866 sayılı kararı, marka hukukunda yer adlarının tescili ve korunması hususunda net bir yol göstericidir.

Birincil Çıkarım: Bir yer adı, özellikle yiyecek ve içecek sağlama hizmetleri gibi coğrafi kökeni doğrudan tanımlamayan alanlarda, uzun süreli ve yoğun kullanım sayesinde kazanılmış ayırt edicilik kazanarak güçlü bir marka haline gelebilir. Bu güç, yer adını içeren sonraki markaların iltibas nedeniyle hükümsüz kılınması için yeterli bir hukuki dayanak oluşturur.

İkincil Çıkarım: Yargıtay, bileşik markalarda, tüketicinin zihninde baskın ve ayırt edici intiba bırakan asıl unsurun (burada “MARMARİS”) korunmasına öncelik vermektedir. Eklenen şahıs isimleri veya zayıf unsurlar, bu baskınlığı kırmaya yetmez. Ayrıca, davacının hukuki menfaatinin devamı için, hükümsüz kılınan markalar haricindeki halen tescilli olan diğer markaların varlığı yeterli sayılmıştır.

Uygulayıcılara, hükümsüzlük davalarında yer adlarının sadece zayıf işaret olarak görülmemesi, aksine ticari kullanım süresi ve bilinirlik düzeyi ispatlanarak esas unsur olarak kabul edilmesinin sağlanması gerektiği hususunda bu içtihadın bir kılavuz olduğu vurgulanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

  1. Ana kararda hükümsüzlüğü talep edilen markanın tescil tarihi hangi kanun dönemine aittir?
    • Tescil tarihi 2006 olup, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) dönemine aittir.
  2. Kararın hukuki dayanağını oluşturan temel madde nedir?
    • Temel hukuki dayanak, mülga 556 sayılı KHK’nın 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi (nispi ret nedeni/iltibas) olmuştur.
  3. Yer adları (coğrafi adlar) marka olarak tescil edilebilir mi?
    • Başlangıçta, mal veya hizmetin coğrafi kaynağını tanımladıkları için mutlak ret nedeni teşkil etme riskleri vardır (mülga 556 KHK m. 7/1-f). Ancak kararın gösterdiği gibi, uzun süreli kullanım ile kazanılmış ayırt edicilik kazanmaları mümkündür.
  4. Markadaki “MARMARİS” ibaresinin zayıf işaret olduğu savunması neden reddedilmiştir?
    • İlgili mal ve hizmetler (yiyecek/içecek sağlanması) için doğrudan kaynak belirten bir ibare olmadığı ve uzun yıllardır tescil edilip bilinirlik kazandığı için hukuken güçlü bir asıl unsur olarak kabul edilmiştir.
  5. “Asıl ve ayırt edici unsur” tespiti ne anlama gelir?
    • Markanın bütününde, ortalama tüketicinin dikkatini en çok çeken, ticari kaynağı belirleyen ve akılda kalan baskın ibare olması anlamına gelir; iltibas değerlendirmesinde belirleyicidir.
  6. Davalı markasındaki şahıs ismi (“… SARGIN”) neden iltibası gidermeye yetmemiştir?
    • Şahıs ismi, markanın bütününde baskın olan “MARMARİS KAFE” ibaresinin yarattığı karıştırma tehlikesini gidermeye yetecek kadar güçlü bir ayrıştırıcı unsur değildir.
  7. Davacı markalarının bir kısmının hükümsüz kılınması, davanın konusuz kalmasına neden olmuş mudur?
    • Hayır. Davacının, hükümsüz kılınan markalar haricinde “Etiler Marmaris” ve “Marmaris” ibareli halen tescilli markalarının bulunması nedeniyle davanın konusu ve hukuki menfaati devam etmiştir.
  8. Hükümsüzlük kararının onanması, davalının bu markayı kullanma hakkının kesin olarak sona erdiği anlamına mı gelir?
    • Evet. Hükümsüzlük kararının kesinleşmesiyle davalı adına tescilli markanın TÜRKPATENT sicilinden terkini gerekeceğinden, bu markaya dayalı haklar sona erer.
  9. Yargıtay, yer adlarının tescilini hangi şartla koruma altına almaktadır?
    • Koruma, ilgili yer adının mal veya hizmetin niteliği, kalitesi gibi konularda haklı yanıltmaya yol açmaması ve uzun süreli kullanım ile kazanılmış ayırt edicilik edinmesi şartına bağlıdır.
  10. İltibas değerlendirmesinde tüketicinin kriteri nedir?
    • Markaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin, markaları karşılaştırdığında aralarında ticari bir bağlantı olduğunu düşünebilme ihtimali esastır.
  11. Sessiz kalma yoluyla hak kaybı (mülga 556 KHK 9/1-b) kararda neden oluşmamıştır?
    • Kararda, davalının markasının tescil tarihine göre davanın 5 yıl içinde açılmış olduğu tespiti yapıldığından, sessiz kalma süresi dolmamış ve hak kaybı oluşmamıştır.
  12. Yargıtay’ın ilk bozma kararına rağmen yerel mahkemenin ilk başta direnme hakkı var mıdır?
    • Yerel Mahkemenin usulden veya esastan bozmaya direnme hakkı olmakla birlikte, bu davada mahkeme bozma kararına uymuş ve Yargıtay‘ın hukuki nitelemesine uygun hüküm kurmuştur.
  13. Yargıtay kararı ile ispatlanan, yer adlarının kazanılmış ayırt edicilik ilkesi ne demektir?
    • Başlangıçta ayırt edici olmayan bir yer adının, yoğun tanıtım ve ticari kullanım sonucunda, piyasada ilgili mal/hizmet kaynağını gösteren bir ikincil anlama sahip olmasıdır.
  14. Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri hangi marka sınıfına dahildir?
    • Bu hizmetler, uluslararası sınıflandırmaya göre 43. sınıf hizmetler grubuna dahildir.
  15. Hükümsüz kılınan markaya dayanarak dava açılabilir mi?
    • Hayır. Yargıtay‘ın karşı oy yazısında da belirtildiği gibi, hukuken hükümsüz kılınmış bir markaya dayanarak dava açılamaz; ancak bu davada davacının başka tescilleri olduğu için dava konusuz kalmamıştır.
  16. Karşı oy gerekçesi, çoğunluk kararından hangi noktada ayrılmıştır?
    • Karşı oy, “MARMARİS” ibaresinin KHK m. 7/1-f’ye aykırı olarak tescil edilen zayıf bir marka olduğu ve eklenen ayırt edici sözcüklerle iltibas ihtimalinin bulunmadığı yönündeki ilk yerel mahkeme kararının doğru olduğunu savunmuştur.
  17. Coğrafi adların marka tescil süreçlerinde başvuru sahipleri nelere dikkat etmelidir?
    • Başvuru sahipleri, coğrafi adı kullanırken mal veya hizmetle direkt bir bağlantı kurmamaya ve mümkünse ayırt edici ek ibareler kullanmaya dikkat etmelidir.
  18. Yargıtay, iltibas tehlikesini tespit ederken ne tür emsalleri kullanmıştır?
    • Karar, “Cevahir” ve “Bodrum” gibi diğer yer adları içeren markalara ilişkin benzer içtihatları emsal alarak, yer adının ayırt edicilik kazandığı görüşünü pekiştirmiştir.
  19. Kararda hüküm, oybirliğiyle mi yoksa oy çokluğuyla mı verilmiştir?
    • Karar, oy çokluğuyla verilmiştir (Karşı oy yazısından anlaşılmaktadır).
  20. Marka tescil ücreti ödenerek tescil edilen bir markanın daha sonra hükümsüz kılınması mümkün müdür?
    • Evet, marka tescil ücreti ödenmiş olsa dahi, nispi veya mutlak ret nedenlerinden biri mevcutsa, tescil mahkeme kararıyla hükümsüz kılınabilir.
  21. Hükümsüzlük kararının kesinleşmesi, marka korumasını geriye dönük olarak mı ortadan kaldırır?
    • Evet, hükümsüzlük kararı tescil tarihinden itibaren hüküm ifade eder ve tescilden doğan korumayı geriye dönük olarak ortadan kaldırır (SMK m. 26/3).
  22. Davalı, “Marmaris Kafe” ibaresi üzerinde daha eski bir kullanım hakkına sahip olduğunu ispatlasa idi, karar değişir miydi?
    • Evet, davalının, davacıdan daha eski ve kesintisiz bir kullanım (öncelik hakkı) ispatı durumunda, davacının markalarının hükümsüzlüğü söz konusu olabilirdi.
  23. Türk hukuku, yer adlarının marka olarak korunmasında uluslararası standartlara uygun mudur?
    • Evet. Yargıtay‘ın kazanılmış ayırt edicilik ilkesini benimsemesi, AB hukuku ve diğer gelişmiş ülkelerin uygulamalarındaki standartlarla uyumludur.
  24. Davacının “Etiler Marmaris” markasındaki “Etiler” ibaresinin rolü nedir?
    • “Etiler” ibaresi de yer adı olmakla birlikte, “MARMARİS” ile birlikte kullanılarak bileşik bir marka yaratmış ve davacının tescil portföyündeki hukuki menfaatin devamını sağlamıştır.
  25. Marka hükümsüzlüğü davası hangi mahkemede açılmıştır?
    • Dava, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi‘nde açılmıştır.
  26. Markaların bütününde iltibas değerlendirmesi nasıl yapılır?
    • Görsel, işitsel ve anlamsal açılardan benzerlik, ortalama tüketicinin dikkatini çeken asıl unsur ve mal/hizmet sınıflarının benzerliği bütüncül olarak değerlendirilir.
  27. Markanın bilinirlik kazanması, her türlü ayırt edicilik zayıflığını giderir mi?
    • Çoğu zayıflığı giderir, ancak markanın tamamen jenerikleşmesi (Örn: Aspirin, Selpak) gibi durumlarda koruma yeniden zayıflayabilir. Bu davada “MARMARİS” ibaresi jenerikleşmemiştir.
  28. Hükümsüzlük kararı davalı için maddi hataya mı dayanmıştır?
    • Yargıtay çoğunluğu, Mahkeme kararının doğru olduğunu ve maddi hataya dayanmadığını kabul etmiştir. Maddi hataya dayanma iddiası sadece karşı oy görüşünde yer almıştır.
  29. Dava, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılsa idi sonuç değişir miydi?
    • Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK), mülga KHK’daki iltibas ve yer adlarına ilişkin hükümleri benzer şekilde düzenlediği için, davanın sonucu büyük ihtimalle değişmezdi (SMK m. 6/1 ve m. 4/1-ğ).
  30. Hükümsüzlük talebinin reddedilmesi halinde, temyiz masrafları kime yükletilir?
    • Yargıtay kararının V. maddesinde belirtildiği üzere, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verildiği için, temyiz gideri temyiz edene (davalıya) yükletilmiştir.

Dilara AYDIN
Avukat & Arabulucu
Paraf Hukuk Kurucusu ve Yöneticisi

NOT:

“Yorumlar, ilgili Yargıtay kararlarının öznel değerlendirmesidir. Her somut olay farklılık gösterebilir. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır, bağlayıcı hukuk görüşü teşkil etmez.”

Amed Patent

ETKİN PATENT | MARKA STRATEJİSTİ: BÜLENT AYDIN

Amed Patent, 21 yılı aşkın kurumsal tecrübeye sahip Etkin Patent bünyesinde faaliyet gösteren tescilli ulusal sınai mülkiyet kuruluşudur. Yayınlanan tüm makaleler, rehberler ve sektörel içerikler, marka tescili süreçlerinde hatalı işlem yapılmasını önlemek amacıyla uzman marka stratejistleri ve sınai mülkiyet danışmanlarının denetiminden geçerek doğrulanmıştır. Platformumuzda sunulan güncel içtihatlar ve tescil metotları, marka haklarının ulusal ve uluslararası düzeyde eksiksiz korunmasını hedefleyen operasyonel bir süzgecin ürünütedir.